Göktaşları Yer üzerinde herhangi bir yere düşebilir. Her gün tonlarca toz ve taş parçası düşmesine rağmen bunların büyük bir bölümü okyanuslara düştüğünden Yer’e düşen göktaşlarının çok azına “rastlıyoruz”. Nasıl gökyüzüne bilinçli bir şekildebaktığımızda daha çok ayrıntı görüyorsak, göktaşlarıhakkında daha fazla bilgi edinerek onları da herhangi bir yerde gördüğümüzde daha kolay tanıyabiliriz.Göktaşlarını bulabileceğimiz belli başlı yerlerin başında kraterler gelir. Göktaşlarının yeryüzüneşiddetle çarpmasıyla oluşan bu çukurların etrafındagöktaşları bulmak mümkündür. Çarpan göktaşınınufalanıp parçalanma ihtimali çok yüksektir, bu nedenle kraterlerin etrafında metal dedektörlerle arama yapmak en doğru yöntemdir. Kraterler dışında göktaşı bulma olasılığı en yüksek olan yer “saçılma alanı” denen, bir ateş topunun yeryüzündeki iz düşümü olarak tabir edebileceğimiz oval alanlardır. Bazı büyük ateş topları atmosferden geçişleri sırasında parçalara ayrılır. Küçük parçalar en yakına düşerken, daha büyük parçalar ovalin uzak olan diğer ucuna düşer. Buna bağlı olarak, bir arazide göktaşlarının büyüklüğüne göre nereye düştüğü saptanırsa göktaşının atmosferegiriş doğrultusu da tahmin edilebilir.Ayrıca çöllerde, geniş düzlüklerde ve ovalardada göktaşlarına rastlayabiliriz. Özellikle sıcak çöllerde ince kum üzerinde, koyu kahverengi ve siyah,parlak bir taş hemen fark edilebilir. Ekim 2008’deSudan’ın Nübye Çölü’ne düşen asteroid parçalarınıda renk farkından dolayı ayırt etmek hiç zor olmadı. Öyle ki Almahata Sitta olarak adlandırılan anagök cismine ait toplam 47 parça göktaşı bulundu.

Bir önceki yazımız olan Göktaşlarının önemi nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bu yazıyı Google'da nasıl bulabilirim ?