çikolatanın geçmişi

Çikolatanın ham maddesi kakao, kakao ağacından elde diliyor. Kakao ağacının Latince adı Theobroma cacao. Theobroma “Tanrıların yiyeceği” anlamına geliyor. İlk kakao ağacı yetiştiricileri MS 600’lerde Mayalardı. Avrupalıların Amerika kıtasını keşfettiği yıllarda Aztekler ve İnkalar kakao ağacı yetiştiriyordu. O dönemde kakao çekirdekleri “chocolatl” adlı bir içecek üretmek için kullanılıyordu. Toprak kaplarda kavrulan çekirdekler taşlarla ezilip ardından soğuk su eklenerek içecek haline getiriliyordu. İçeceğin lezzetini artırmak amacıyla içine bal, vanilya ve çeşitli baharatlar katılıyordu. Aztek imparatoru Montezeuma’nın bu içecekten günde 50 kadeh içtiği rivayet edilir.

Avrupa’da ilk olarak İspanyollar 1520’de Don Cortez sayesinde çikolatalı içecek ile tanıştı. Avrupa’nın geri kalanının bu içecekten haberdar olması 100-150 yıl daha alsa da tadı pek hoşa gitmedi. O kadar ki 1569’da Papa V. Pius çikolatalı içeceğin oruçluyken bile içilebileceğini söylemişti.

1727’de çikolatalı içeceğe süt katılmaya başlandı. Kakao çekirdeklerinin kütlece yarıdan fazlasının kakao yağından oluşması çikolatalı içeceğin de yağlı olmasına neden oluyordu. Bu durum hem kakao taneciklerinin içeceğin içinde dağılmasını engelliyor hem de yağın içeceğin yüzeyinde toplanarak içeceğin kötü görünmesine neden oluyordu. 1828 yılında Hollandalı Van Houten ürettiği kakao presi sayesinde yağın önemli bir kısmından kurtulmayı başardı. Yağı azaltılmış kakao tozunun suda veya sütte daha iyi dağılması için Hollandalılar kakao çekirdeklerini kavururken bazik bir sıvı kullandı.

Bir içecek olan çikolatanın yiyecek halini alması ise 1800’lü yıllarda gerçekleşti. Presleme ile ayrılan kakao yağını nasıl pazarlayabileceklerini düşünen kakao tozu üreticileri, kakao yağını şeker ve kakao ile değirmende dövüp karıştırmayı akıl etti. Kolaylıkla ufalanabilecek çikolata, eklenen yağ sayesinde sertliğini ve bütünlüğünü koruyan, ama ağız içinde de hemen eriyiveren bir yapı kazanıyordu. İlk çikolata fabrikası 1847 yılında İngiltere’de Joseph Fry tarafından kuruldu. 1875 yılında ise İsviçreli Daniel Peter tarafından ilk sütlü çikolata üretildi.

Çikolatanın dilde pürüz hissi oluşturmaması için taneciklerinin 30 mikrondan (0,03 cm) daha küçük olması gerekir. 1880 yılında İsviçreli Rodolphe Lindt çikolatanın daha pürüzsüz ve lezzetli olmasını sağlayan bir makine icat etti. Ilık, sıvı çikolatayı birkaç gün boyunca ileri geri çalkalayan makine hem topak oluşumunu engelliyor hem de çikolataya acımsı tat veren asidik bazı kimyasal maddelerin havaya karışıp çikolatadan ayrılmasını sağlıyordu. Böylece çikolata daha lezzetli hale geliyordu. 1930 yılında ise şeker, süt tozu ve kakao yağı kullanılarak ilk beyaz çikolata üretildi.

Bir önceki yazımız olan Türkçe'nin sayıları ve sayı sistemi tarihi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.